Skip to main content
Պլօկ // Blog Türkçe

Edebiyat Salonlarını yeniden düşünmek: Hatırlamak, konuşmak ve geleceği kurmak

Münevver Ayaşlı, Nesrin-Mehmet Ali Bağana, Elsée-Reşad Nuri Drago ve diğer misafirlerle salonda
Görsel açıklaması: Münevver Ayaşlı, Nesrin-Mehmet Ali Bağana, Elsée-Reşad Nuri Drago ve diğer misafirlerle salonda

Geç Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde İstanbul, entelektüel kadınların buluşarak evlerini yarı kamusal alanlara dönüştürdüğü gayriresmî toplantılara ev sahipliği yapıyordu. ‘Salon’ adı verilen bu buluşmalar, farklı kimliklerden yazar, sanatçı ve siyasi aktörleri bir araya getiren zengin etkileşim alanları olmanın ötesinde, zamanla feminist kültür tarihinin de merkezlerine dönüştü.

Dr. Nora Tataryan ve Dr. Zeynep Kutluata’nın geliştirdiği, Calouste Gulbenkian Vakfı tarafından desteklenen ve Yesayan Kültür ve Edebiyat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen ‘Edebiyat Salonları’ projesi, tarihsel salon formatından ilham alarak bu mirası İstanbul’daki Ermeni liselerinde güncel bir eğitim modeliyle yeniden hayata geçirmeyi amaçlıyor.

Ermeni okulları, gençlerin kimlik, hafıza ve kültürel süreklilikle bağ kurduğu en kıymetli alanların biri. Ancak mevcut müfredat ve ders kitaplarında toplumsal cinsiyet tarihi ile feminist perspektifler sıklıkla marjinal bir alana sıkışıyor; bu coğrafyada iz bırakmış Ermeni kadın yazarların ve entelektüellerin dinamik dünyasından kopuk ele alınıyor.

‘Edebiyat Salonları’ tam da bu noktada sadece bir müfredat boşluğunu doldurmayı değil; geçmişi çok daha eleştirel, canlı ve kapsayıcı bir şekilde değerlendirmeyi hedefliyor. Farklı toplumlardan, tarihin çeşitli dönemlerinde iz bırakmış kadınların hafızasını takip ederek, öğrencilerin geçmişe pasif birer gözlemci olarak değil, anlam üretme sürecinin aktif birer katılımcısı olarak bakmaları teşvik ediliyor.

Eylül 2026’da başlamış olan projenin Eylül 2027’de elde edilmesi planlanmış birtakım çıktılardan bahsetmek mümkün. 

Projede Getronagan, Esayan, Pangaltı Mıhitaryan, Surp Haç Tıbrevank ve Sahakyan Nunyan liselerinden 15-18 yaş aralığındaki öğrencilerle feminist pedagojiye dayanan, her katılımcının önceden hazırlanmış özel materyaller aracılığıyla tarihsel bir figürü seçip onun rolünü üstlenecekleri; böylece toplumsal cinsiyet rollerini, adaleti ve toplumsal hafızayı bugünün perspektifinden sorgulama ve tartışma imkânı bulacakları 75 dakikalık interaktif atölyeler düzenlenecek.

Aralık ve Ocak aylarında yapılması planlanan atölyeler sonucunda 60-80 öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. 

Öğretmen eğitimleri

Bu metodolojinin proje sonrasında da okullarda bağımsız olarak sürdürülmesini sağlamak amacıyla, projeye dahil olmuş öğretmenlere Mart ayında yapılması planlanan özel eğitimler sunulacak.

İkidilli pedagojik araç kiti

Batı Ermenicesi ve Türkçe olarak hazırlanan dijital PDF kaynak setleri, okuma listeleri, kolaylaştırıcı rehberler ve yönlendirici kısa videolar ile model herkes için erişilebilir kılınacak.

Görsel belgeler ve videolar 

Temel etkinlikleri ve kolaylaştırıcılık tekniklerini gösteren kısa rehber videolar açık kaynak olarak Yesayan Derneği’nin web sitesi [www.yesayan.org] üzerinden erişime açılacak.

Ayrıca, proje kapsamında üretilen tüm bu materyal ve kaynaklar, www.yesayan.org üzerinden erişime açılarak daha geniş bir eğitimci ağıyla buluşturulacak.

Tarih boyunca edebiyat salonları farklı kesimlerden insanları ortak bir entelektüel zeminde buluşturduğu gibi, bugün bu atölyeler de Batı Ermenicesini yaşayan, düşünen ve sorgulayan bir dil olarak güçlendiriyor. Aynı zamanda gençlerin toplumsal cinsiyet, aidiyet ve hafıza üzerine özgürce ve güvenle konuşabilecekleri kapsayıcı alanlar açıyor.

Paylaş · Տարածել

Okumaya devam edin // Շարունակեցէք կարդալ

Türkçe İstanbul’da yıllar sonra hayat bulan Batı Ermenicesi kitap panayırı Türkçe Tohum ekenler ve meyveyi biçenler Türkçe Hantes’te gelinen nokta