HAZIRLIK AŞAMASINDA

Devlet Mekanizmasının Dişlileri: Soykırımın Teknokrat Failleri

Nesrin Uçarlar ve Ümit Kurt, Kanun ve Nizam Dairesinde’yi konuşuyor

Ümit Kurt, devlet destekli kitlesel şiddete doğrudan ve/veya dolaylı yollarla katılan seçkinlerin ve sıradan aktörlerin hangi ölçekte ve motivasyonla bu katılımı gerçekleştirdiğini anlama ve açıklama girişimini sürdürüyor. Aras Yayıncılık’tan çıkan son kitabı Kanun ve Nizam Dairesinde: Mustafa Reşat Mimaroğlu’nun izinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Devlet Mekanizması, Mimaroğlu’nun hatıratından yola çıkarak bu girişime yeni bir boyut katıyor. Hamit Bozarslan’ın “Soykırım Çalışmalarını Ölçeklemek” başlıklı sunuş yazısıyla açılan kitap, kitlesel şiddetin altyapısını, zeminini ve iklimini hazırlayan bir fail kategorisinin, kanun ve nizam dairesinde iş gören bürokrat ve teknokrat figürlerin zihniyet dünyasının ve eylemlerinin izini sürerken, aynı zamanda devlet mekanizmasının Osmanlı’dan Cumhuriyet’e sürekliliğini de ortaya koyuyor:

“Benim suçum yoktur; sırf vazifesini kanun ve nizamlar dairesinde yapmış bir memurdan başka bir şey değilim.”

Mütareke sonrası gözaltındaki sorgusunda kendisine yöneltilen suçlamalara bu cevabı verir Mustafa Reşat Mimaroğlu. […] Talat Paşa’nın idare ettiği Dahiliye Nezareti’ndeki iş bölümünde üstüne düşen vazifeyi “layıkıyla” yerine getirir. Mimaroğlu gibi teknokratlar kitlesel kıyım ve katliamları gerçekleştiren modern devlet ve aktörleri açısından söz konusu örgütlenmenin motoru ve olmazsa olmazıdır.  Etnik, ırki, dini, kültürel, ekonomik, siyasal ve sosyal bir grubu veya cemaati imha etmek saikiyle birtakım tahripkâr siyasalar geliştiren devlet aygıtı, belirli bir işbölümü içerisinde hareket eden ve üzerinde mutlak kontrolünün olduğu son derece örgütlü yapılara ihtiyaç duyar. İşte Mustafa Reşat’ın rolü böyle bir çerçevede billurlaşır. […] Ermeni soykırımını zorunlu tehcir, fiziksel ve performatif şiddet üzerinden anlamaya ve açıklamaya çalışmanın yanında, imha siyasalarının Mustafa Reşat gibi masa başı bürokratların dahil olduğu örgütsel bir ağ içinde şekillendiğini de unutmamak gerekir.

Nesrin Uçarlar’ın Ümit Kurt ile gerçekleştireceği söyleşi, 30 Kasım 2023 Perşembe akşamı 21:00’de Yesayan Salonu Youtube kanalından ve Aras Yayıncılık sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanacak.

*

Katılımcılar

Ümit Kurt

ODTÜ’de lisans ve Sabancı Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitiminin ardından 2016’da Clark Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktorasınıtamamladı. Ermeni soykırımı, mikro/yerel tarih, modern Türk milliyetçiliği ve kolektif şiddet gibi konularda Türkiye’de ve dünyada birçok dergi ve kitapta makaleleri yayımlandı. AKP Yeni Merkez Sağ mı? (Dipnot, 2009), ‘Türk’ün Büyük Biçare Irkı’: Türk Yurdunda Milliyetçiliğin Esasları (1911-1916) (İletişim, 2012), Antep 1915: Soykırım ve Failler (İletişim, 2018) kitaplarının yazarı; The Spirit of the Laws: Plunder of Wealth in the Armenian Genocide (Berghahn, 2015) kitabının ortak yazarı; Kıyam ve Kıtal: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Devlet’in İnşası ve Kolektif Şiddet (Tarih Vakfı, 2015), Armenians and Kurds in the Late Ottoman Empire (Fresno State University Press, 2020), The Committee of Union and Progress: Founders, Ideology and Structure (Fresno State University Press, 2021) kitaplarının editörlerindendir. The Armenians of Aintab: Economics of Genocide in an Ottoman Province başlıklı son kitabı Harvard University Press tarafından Mayıs 202l’de yayınlandı. Hâlihazırda Newcastle Üniversitesi (Avustralya) Tarih Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Nesrin Uçarlar

2009 yılında Lund Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden doktora derecesi aldı. Siyaset felsefesi, milliyetçilik teorileri ve geçiş dönemi adaleti üzerine çeşitli üniversitelerde dersler verdi. Geçmişle yüzleşme, adalet ve hakikat arayışı çerçevesinde çalışmalar ve yayınlar yaptı. 2023 yılı Temmuz ayından itibaren Aras Yayıncılık yayın yönetmenliği görevini sürdürüyor.